in

Dating : Gezegenler Tüzüğü

h2>Dating : Gezegenler Tüzüğü

Mehmet Can Alpay

Sebepsiz geçip giden bir Satürn gününün daha sonuna gelinmişti. Aşinyan’ın kafasında çözümleyemediği sorunlar yine beyninin her zaman kullandığı bölümünü aşındırmaya devam ediyordu. Gençliğini Gezegenler Tüzüğü’nün kendisine verdiği hakları aramaya adayan Aşinyan için Satürn dışındaki haklarını kullanamadığı aklına geldikçe canı yanmaya devam ediyordu. Günün bitmesi ile yaşadığı gezegen olan Merkür’e gitmek için 2023 model Dünya malı Næbii X63 uzay aracını her zaman beklediği koordinata doğru yöneldi. Bu yolculuk; Jüpiter, Mars, Dünya ve Venüs güzergahından oluştuğu için her geçtiğinde Aşinyan’ın kendini yiyip bitirmesine neden olan gezegenlerin tüzüklerinde kullanamadığı hakları gözünün önüne geliyordu. Bu gezegenler arasında en çok kendisine dokunan hislerini doruklara çıkartırken beynini kemiren Jüpiter’di. Jüpiter’in yanından geçerken duygularına hakim olamazdı çünkü Jüpiter onun en çok içinde bulunmak isteği tüzüğünü bir şiir edasıyla ezberlediği ütopyasıydı. Hayallerinin yanı sıra bir zamanlar büyük umutlarla oraya yerleşme izni için başvuruda bulunmuştu. Jüpiter’de yaşamayı en çok kendisinin hak ettiğini düşünüyordu. Doğru ya! Neden düşünmesin? Jüpiter tüzüğünü Jüpiterlilerden daha iyi biliyordu.Bu eski hesapları yapmaya devam ederken kafasında uzay aracının Jüpiter istasyonunda bekleyenleri almak için yavaşladığını gördü ve hemen gözü daha önce kendisi gibi Jüpiter’e yerleşmeye çalışan ve bu konuda kendisinin aksine sorun yaşamayan Felama’ları gördü. Aşinyan kendine acaba beni hatırlayacaklar mı derken uzay aracına giriş yapan üç Felema’lardan sonuncusu merhaba dedi Aşinyan’a, bir canlı başka bir canlıya merhaba dediği için en fazla ne kadar pişman olabilire o kadar pişman olacağını bilmeden yanını oturdu.

Aşinyan konuşma esnasında her konuyu bildiği bir tüzük maddesi ile örneklendirme konusunda ısrarcı davranıyordu. Onu dinlemekten sıkıldığını belli etmemek için yoğun çaba sarf eden Feleman bir nebze de olsa başarılı oluyordu ve bu da Aşinyan’ın durmadan konuşmasına yol açıyordu. Bu durum onu kendi açısından haklı gördüğü her konuyu başkasına anlatırken de aynı şekilde karşılandığı düşüncesine sevk etti. Aşinyan açık açık söylemese bile Jüpiter’de yaşamayı kendisinin daha çok hak ettiğini ima edercesine konuşmaya başlayınca, Felema bu düşünceler karşısında merhaba dediğine pişman olmaya başlamıştı bile. Konudan konuya atlayan ve her konuyu beynine kaydettiği basmakalıp tüzüklere dayandıran birini daha fazla dinlemek istemiyordu. Bir taraftan da şikayetçi tavırlarının üstüne gidip bu düşüncelerin sadece kendisine zarar verdiğini anlatmak istiyordu fakat Aşinyan’ın bu düşünceleri kabulleneceğine ihtimal dahi vermiyordu. Anlayacağını düşünmediğin kişilere karşı kendini en iyi ifade etme şekli olan susmayı tercih etti. Felema hayatının en uzun yolculuğundaymış gibi hissediyor, gözünü her an Aşinyan’dan kaçırıp camdan dışarıya bakıyordu. Uzay aracı yavaşlayınca sonunda Merkür’e yetişme sevinciyle inmek için ufak hareketler yapmaya kalkıştı, camdan dışarı baktı ve henüz Dünya’ya yeni vardıklarını fark etti. Adeta Albert Einstein’ın izafiyet teorisini yaşayarak tecrübe ediyordu. Aşinyan için karşısındakinin onu hangi yoğunlukta dinlediği önemli değildi. O etrafında tüzüğe uymadan işleyen düzeni anlatacak birilerini bulmuştu ve o kişinin de iyi kötü kendisini dinlediğini düşünüyordu. Kaçacak yeri olmadığını anlayan Felema yolculuğunun heba olmaması için belki bir umut söylediklerinde haklı bir nokta yakalayabilirim veya en azından onu düzeltirim düşüncesi ile konuşmaya dahil olarak tek taraflı bir sohbet olmasının önüne geçti. Ve sormaya başladı “Peki Aşinyan bu anlattıklarını dinleyince Jüpiter’in ve diğer gezegenlerin tüzüklerine gayet iyi hakimsin bunu kabul ediyorum, peki bana söyler misin nedir sende eksik olan? ” Soruyu duyunca ilk defa sessizlik oluştu. Bu sebebi daha önce kendi iç dünyasında kimsenin ona soru sormaması ve her söylediğine iç sesinin arka çıkmasıydı. İşte tamda bu yüzden soruyla karşılaşınca afalladı fakat soru çok basitti “nedir sende eksik olan?” Aşinyan’ın konuşma boyunca ilk defa boşluğa düştüğünü gördü saatlerce anlattıkları bir anda kesilmişti ve düşünen gözlerle boşluğa doğru daldı. Felema gözlerinin içine bakıp “Aşinyan! Bütün çıkmazları, karamsarlıkları, bildiklerimizi haykırarak değil bilmediklerimizi düşünüp onların üstüne giderek çözüme kavuşturabiliriz.” dedi. O andan sonra zamanın akış hızı artık Aşinyan için çok yavaşlamıştı. Düşünmek, düşünerek hareket etmek çoğu kapıya uyan bir anahtar gibi her ikisine de çare olmuştu. Merkür’e yanaşmak için yavaşlayan Næbii X63 bundan sonra Aşinyan için bir düşünme noktası olacaktı.

What do you think?

Laisser un commentaire

Votre adresse de messagerie ne sera pas publiée. Les champs obligatoires sont indiqués avec *

Dating : This Is Why Healthy Relationships Weird You Ou

Dating : The Unsaid Goodbye